Hiçbir Şey Tesadüfen Gerçekleşemez
Bir saatin resimde görülen parçalarını tasarlayan
birinin olduğuna dair hiç kimsenin kuşkusu
yoktur. DNA'daki bilgilerin kodlanışı ise
bir saatin tasarımından çok daha ihtişamlıdır.
O halde bu bilgilerin tesadüfler sonucunda
şuursuz atomların karar almasıyla kendiliğinden
oluştuğunu iddia etmek büyük bir yalandır. |
Mutlaka rastlamışsınızdır; bazı binaların önündeki
çiçekler bazen binanın ismi yazılacak şekilde düzenlenir.
Uzaktan veya tepeden baktığınızda, çiçeklerle binanın
veya şirketin adının yazılı olduğunu hemen fark edebilirsiniz.
Bu, çiçeklerin orada rastgele büyümediklerinin, bahçıvanlar
ve peyzaj mimarları tarafından tasarlanarak düzenlendiklerinin
bir göstergesidir. Siz bahçıvanları bu düzeni yaparken
görmemiş olabilirsiniz, ancak çiçeklerle yazılmış ismi
gördüğünüzde bunu anlarsınız.
Veya arkadaşlarınızla kelime oyunu oynadıktan sonra,
harfleri masanın üzerinde karışık bırakıp gittiğinizi
düşünelim. Geri geldiğinizde masanın üzerindeki harflerle
OYUNU BEN KAZANDIM yazdığını görseniz, bunu yazan birinin
olduğunu hemen anlarsınız. Hiçbir zaman harflerin rastgele
yanyana gelerek bu anlamlı cümleyi tesadüfen oluşturduğunu
düşünmezsiniz, aynı bahçedeki çiçeklerin tesadüfi dizilimlerle
binanın ismini yazdığını düşünmeyeceğiniz gibi. Kısacası,
bir yerde bir amaca yönelik bir tasarım varsa, bunun
mutlaka bir tasarımcısı olduğunu bilirsiniz. Siz bu
tasarımcıyı görmemiş olabilirsiniz, ancak eserinden
veya ardında bıraktığı izden onun varlığını ve amacını
anlarsınız.
Bu örneklerle anlatmak istediğimiz şudur: Eğer bir
yerde en ufak bir planlanmışlık varsa, orada mutlaka
bir akıl sahibinin izleri vardır. Hiçbir akıl ürünü
tesadüfen oluşmaz. Örneğin bir dağın üzerine trilyonlarca
kez beyaz taşlar yuvarlasanız, bir binanın isminin
tesadüfen oluştuğunu göremezsiniz. Eğer bir yerde bir
kelime, cümle varsa, herkes kabul eder ki, mutlaka
o kelime biri tarafından yazılmıştır. Yazarsız kelime,
tasarımcısı olmayan tasarım olmaz.
İnsanın bedeni ise, bir bina isminden veya "Oyunu
ben kazandım" cümlesinden trilyonlarca kez daha
kompleks bir yapıya sahiptir ve bu karmaşık yapının
kendiliğinden ya da "tesadüfen" oluşmuş olması
kesinlikle ve kesinlikle mümkün değildir. Üstelik milyonlarca
yıldır, milyarlarca canlının sahip olduğu trilyonlarca
DNA, hiçbir kusura sahip olmadan, en mükemmel haliyle
yazılmakta, gözle görülmeyecek kadar küçük bir mekana
sığdırılmakta ve en akılcı şekilde kullanılmaktadır.
Öyleyse insanı da, onun hücresini de, DNA'sını da kusursuz
ve mükemmel bir şekilde planlayıp düzenleyen bir Yaratıcı
vardır. Bunun aksini iddia etmek, aklın sınırlarının
dışına çıkarak, gerçeklere, akla ve mantığa saldırmak
demektir.
Oysa, ne yazık ki, harflerin kendi kendilerine dizilip
üç küçük kelimeyi bile yazabilmelerinin imkansız olduğunu
bir çırpıda söyleyecek birçok kişi, milyarlarca atomun
tek tek planlanmış bir dizilimle biraraya gelip DNA
gibi muhteşem işler başarabilen bir molekül oluşturmasının "tesadüfler" sonucu
olduğu aldatmacasını itiraz etmeden dinleyebilmektedir.
Tıpkı hipnotize edilen bir kişinin yapılan telkinle,
kendisinin bir kapı, ağaç ya da kertenkele olduğuna
itiraz etmemesi, kabul etmesi gibi...
DNA'daki kusursuz yaratılışın örnekleri bunlarla sınırlı
değildir. Allah, bilgilerin DNA'da şifrelenişini
çok muhteşem ve hayranlık uyandıracak şekilde yaratmıştır.
 |
Bu
resimdeki gibi bir yap-boz oyunu düşünün. Oyunun
tamamlanması ve resmin ortaya çıkması için
her parçanın kendisi için ayrılmış özel yerine
konması gerekmektedir. Tıpkı bu oyunda olduğu
gibi DNA molekülünde de bir canlının eksiksizce
oluşup hayatını devam ettirebilmesi için bütün
nükleotidlerin kendileri için ayrılmış özel
sıralamada bulunmaları gereklidir.
Bütün parçaları
etrafa saçılmış olan bir yap-boz oyununun tesadüflerin
sonucunda kendiliğinden aşağıdaki resmi oluşturduğunu
düşünmek elbette saçmadır. Ancak bir yap-boz
oyunuyla kıyaslanamayacak kadar kusursuz yaratılışa
ve kompleks bir şifreleme sistemine sahip olan
DNA'nın tesadüfen oluştuğunu iddia etmek bundan
çok daha mantıksızdır. |
|